Beyin, Bilinç, Kuantum Çalıştayı

Gündüz Seminerleri

Beyin-Bilinç Problemi (BBP)
Sunan:
Saffet Murat Tura
6 Oturum

Beyinle ilgili çalışmalarda iki temel problemle karşılaşırız. Bunlardan ilki insan davranışlarını şahıs düzeyinde açıklamak için kullandığımız arzu, inanç gibi psikolojik kavramlarla beyinde (şahıs altı düzeyde) geçen fiziko-kimyasal, biyolojik olaylar arasındaki ilişkinin nasıl kurulacağı problemidir. İkinci problemse daha zor bir alana açılıyor. Can acısı, bulantı hissi, renk, koku gibi subjektif deneyimlerle ve hatta kendilik deneyimi, farkındalık gibi bilinç fenomenleriyle beyinde geçen nöral olayların ilişkisi nedir? Derslerde beyin fizyolojisini temel bazı kavramları anlatıldıktan sonra bu temel nörofelsefe konuları ele alınacaktır.

Beyindeki Hangi Süreçler Bilinç İle İlişkili Olabilir? (BHSBİO)
Sunan:
Alper Açık
1 Oturum

İnsanın düşüncelerini, algılarını, ve genel olarak öznel deneyimini beyine atfetmek, beyinde gerçekleşen süreçlerin bir sonucu olarak açıklamak sezgisel olarak tatmin edici görünüyor. Ki birçok araştırmacı deneyimlenen ile beyinsel süreçler, nöral faaliyetler arasındaki ilişkileri çok etkileyici bir şekilde ortaya koymuştur. Günümüzde de bilişsel bilimlerin “kutsal kadeh”i olarak tanımlanan bilincin, öznel deneyimin beyindeki hangi süreçler ile ilişkili olduğunu anlamaya çalışmaktayız. “Bilincin nöral korelatları” diye adlandıracağımız bu süreçler tanımlandığında da, bilincin “açıklanmış” olacağına dair genel bir kanı olduğunu belirtsek, abartmış olmayız. Bu oturumda bugüne kadar bilincin nöral korelatı olarak öne sürülmüş ve çeşitli deneylerle desteklenmiş fikirlerden özellikle esin verici olanlarına göz atacağız. Bu bağlamda Crick ve Koch’un “rekabet eden hücresel topluluklar”, Singer ve arkadaşlarının “kortikal faaliyetin geniş çaplı senkronizasyonu” fikirleri ile Logothetis ekibinin maymun beyninde binoküler rekabet üzerine yaptığı çalışmalara değineceğiz.

Beyinler ve Bedenler / Durumlar ve Çevreler (BBDÇ)
Sunan:
Alper Açık
2 Oturum

Son bir kaç on yılda belli başlı akıl felsefecilerinin ve sinirbilim insanlarının fikir ve çalışmaları sonucunda, bilişimin (algı, düşünce ve bilinç gibi zihinsel süreçler) sadece beyinde aranmasının bu büyük projeyi eksik kılacağı fikri ortaya çıktı. Yani bilişim üzerindeki beyin tekeli yavaş yavaş kalkmakta. Bu konudaki oturum(lar)da, durumlanmış (situated) ve bedenlenmiş (embodied) bilişim kavramalarını açıklamaya çalışıp, bilişimi özne, çevre, durum, beden ve beyin aktivitesi arasında dinamik bir sistem olarak tartışma gayesini güdeceğiz. Bunu yaparken Merleau-Ponty, Shaun Gallagher, Francisco Varela, Andy Clark, Evan Thompson ve Ted Honderich gibi düşünürlerin fikirlerinden yararlanacağız.

Algısal Bilinç: Hareket ve Algı İlişkilerinin Öğrenilip, Uygulanması (ABHAİÖU)
Sunan:
Alper Açık
1 Oturum

Bu oturumda spesifik bir teoriyi tartışacağız. Noë ve O’Regan tarafından geliştirilen bu teoriye göre, algısal bilinci, yani mesela kırmızı görürken deneyimlenen hissiyatı, ya da görme ve duyma deneyiminin farkını anlamak istiyorsak, bakmamız gereken yer beyin değil. Yazarların eserlerini takip edip özellikle modalite/duyu nedir (görme, duyma, koklama vb.) sorusuna verilen yanıtlara bakacağız. Bu bağlamda, duyu-motor olumsallıklar kavramını tanıyip, duyusal ikame, değişim ve dikkatsizlik körlükleri alanlarındakı empirik çalışmalardan yararlanacağız. Yolculuğumuzda karşımıza şaşırtıcı, belki de ürkütücü, bir de soru çıkacak: Bu bizim pek bir zengin algısal deneyimimiz sadece bir yanılsamadan mı ibaret? Ve nihayetinde Noë’nin deyimiyle “kendimizi kafamızdan çıkarma” çabasına girişeceğiz.

Kuantum Kuramı ve Bilinç (KKB)
Sunan:
Necmi Buğdaycı
2 Oturum

Kuantum kuramı, aradan 80 yıl geçmesine karşın hala gizemini sürdürüyor. Maddenin yapı taşlarının, sanki varoluşları biz bilinçli varlıkların onları ne şekilde gözlemlediğimize bağlıymış gibi davranmalarının nasıl açıklanacağı konusu hala belirsiz. Öte yandan bilinç ve madde (veya ruh ve madde) ilişkisi, insanlığın binyıllardır yanıt aradığı sorulardan biri. Bilim, son bir kaç yüzyılda cansız maddenin yasalarını keşfetmekte büyük başarı kaydetmiş olsa da bu soru karşısında sanki eli kolu bağlı: “Düşünen”, “hisseden”, “farkında olan” bu bilinçlilik durumunun cansız maddeden nasıl ortaya çıkabildiği konusunda henüz hiç bir yanıtı yok.

Acaba kuantum ölçeğindeki parçacıkların bu anlaşılmaz davranışları, aslında madde-bilinç ilişkisini anlamaya giden yola açılan bir kapı mı? Buradan bilinci ve maddeyi birleştirecek bir teori çıkabilir mi? Bu derste bunun olanakları tartışılacak. Kuantum kuramıyla bilinci açıklamaya yönelik yönelik teorilerden başlıcaları (Bohm, Penrose, Chalmers, Stapp) tanıtılacak.

Written by beyinbilinckuantum

28/08/2009 15:00

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.