Akşam Seminerleri
İnternet ve Bilginin Paylaşımı
Sunan:Hasan Ümit Ezerçe
Internet, varabileceği en uç noktaya doğru büyük bir hızla büyüyor, hızlanıyor ve yaygınlaşıyor.Çoğu iş kolunda e-posta ve mesajlaşma kanalları artık günlük rutinin ve çalışma düzeninin ayrılmaz bir parçası oldu. İş dışında sosyalleşme ağları da yaygın olarak kullanılıyor ve günlük konuşmaların bir kısmı telefon yerine buralardan yapılıyor. Bilgisayarlarımızdan an be an bilgi akıyor. Internet, akan bu bilgiyi, fikirleri, eserleri hem paylaşmayı hem de pazarlamayı kolaylaştırıyor, hal böyle olunca hem paylaşmayı hem de ekonomik ilişkileri sürdürmek zorlaşıyor. ‘Copyright’ bu işlevi yerine getirirken bilginin paylaşımı noktasında pek cömert değil. Karşısında ise ciddi alternatifler sunan ‘Copyleft’ kavramı var. Tabloya Özgür Yazılım felsefesi, Genel Kamu Lisansı ve Creative Commons açısından bakacağız.
Dünden Bugüne Akıllı Makinalar ve Yapay Zeka
Sunan: Mustafa Suphi Erden
Bu sunumda kendi kendine çalışan makinaların kısa tarihsel gelişimi tanıtılacaktır. 12. yy.’da Al-Jazari’nin otomatik tavuskuşundan, 18. yy.da Jacques de Vaucanson’un yediğini hazmedebilen otomatik ördeğine kadar otomatik makinalara, yani “automaton” lara göz atılacaktır. Daha sonra 20. yy.’da ortaya çıkan “yapay zeka” çalışmalarının temel problemlerine değinilecek, “düşünen insan-düşünen makina” ilişkisi tartışmaya açılacaktır. Akıllılığın bir ölçütü olarak geliştirilen “Turing Test”e değinilecek, satrançta Kasparovu alt eden Deep Blue’dan bahsedilecektir. Sunumun amacı yapay zekanın ya da bahsedilen makinaların/sistemlerin teknik boyutuna değinmek değildir. Amaç ilk dinleyiciye hitap edecek şekilde bu makinalarin/sistemlerin ilgi çekici yönlerine değinmek ve dinleyicide merak uyandırmak olacaktır.
Rodosto’nun Muzip Macar Mültecisi: Kelemen Mikes ve Türkiye Mektupları 1717-1761
Sunan:Murat Dirican
Osmanlı’nın 18.yy başlarında, Erdel Beyi olarak görmek istedigi ve iktidar mücadelesini desteklediği II. Ferenc Rakoczi’nin talihi pek de yaver gitmez. Kısa süre sonra da himayesindeklerle birlikte yurdunu terk etmek zorunda kalır. Mücadelesi sırasında kendisini destekleyenlerden sadece III Ahmed kalmıştır arkasında. III Ahmed onları Gelibolu’da karşılar, bir süre Edirne ve Boğaziçi’nde ağırlar, ardından Rodosto’ya yani Tekirdağ’a yerleştirir. Bu sıradan sürgün hikayesini yüzlercesinden farklı kılansa, Rakoczi’nin başmabeyincisi yani yanından hiç ayırmadığı danışmanı Kelemen Mikes’tir. Henüz 17 yaşındayken Bey’in himayesine giren Mikes, ömrünün sonuna kadar onunla kalır. Macar mültecilerin dönüşü olmayacak bu sürgün yıllarınıysa; Mikes’in 1717- 1761 yılları arasında elli yıla yakın bir süre boyunca ablasına hitaben yazdığı ve bir kopyasını sakladığı mektupları aydınlatır. İlk kez 1794 yılında basılan bu mektuplar, 1944′te Maarif Vekaleti tarafından Macar Klasikleri derlemesi altında basılan ilk kitaptır. Kitabın çevirmeni Sadettin Karatay’sa bakın günümüzde Macar edebiyatının köşe taşlarından biri sayılan Mikes hakkında neler diyor: “…eşine az rastlanır bir şahsiyetin gençlik olgunluk ve ihtiyarlık çağlarına ait, gittikçe silikleşen fakat hiçbir vakit acılaşmayan mizahi zekası, geniş ve barışçı dünya görüşü, dindar ruhu, kadere boyun eğişi ve yurduna karşı sarsılmaz bağlılığı dokunaklı bir tablo halinde gözümüzün önünde sergilenmektedir.